İş Arayan – Remote / Uzaktan
@durbiya
şirkette muhasebe için bir destek elemanına ihtiyaç vardı. iep'ten faydalanarak alalım birini dedik. ilan açtım, başvurular geldi. içlerinden bir kızın cv'si uygun gözüktü, 2-3 aylık müşavirlik ofisinde deneyimleri felan vardı, finansta yüksek lisans yapmıştı, asgari ücrete tav'dı bununla bi görüşelim dedik. ilk mülakat için telefon açtım dedim gelin bi görüşelim, kız öyle mutlu olduki telefondan hissettim bunu, kapatana kadar 10 kere teşekkür etti. o ara patronlar bi kaç günlüğüne yurtdışına gitti, kızı başlatamadık onların onayı olmadan. ama kızcağız sürekli mesaj attı bi sorun olup olmadığını sordu. bi iş için bu kadar üstelemesi beni bi işkillendirdi, “görüştüğün farklı biyer varsa orayla anlaşabilirsin bizim için cevabı 1 hafta içinde verebilirim sana” dedim, “yok ben sizi bekliyorum sadece sizinle çalışmak istiyorum” dedi. vesselam, patronlar geldi süreç onaylandı kızı işbaşı için çağırdım, gelirken de işe başlama evraklarını getirdi. bu arada kızla yakın yerlerde oturuyoruz, yaşadığımız bölge küçük ama hiç görmemişiz birbirimizi sima olarak bile tanımıyoruz. sağlık raporuna baktım bi sorun gözükmüyordu, ben kontrol ederken dediki “ raporumda gözükmüyor ama ben saklamak istemiyorum, bende ms var ama daha sadece tanı kondu, herhangi bi rahatsızlık vermiyor çalışmama engel değil” raporda bile yazmadığına göre üstünde durmadım, zaten ofis işi tehlikeli bi yerde çalışmıyoruz bizim için sorun yok dedim.” havalara uçtu o kadar mutluyduki sürekli teşekkür ediyor, sürekli özür diliyor, hanım hanımcık öyle tatlı bir kız ki işi öğrenmek için çok çabalıyor. sadece özgüveni biraz düşük geldi, bi iki gün sadece izlemesini istedim, bugün işteki dördüncü günüydü. sabah fiş girmeye başlamak istediğini en büyük hayalinin mesleğini tam anlamıyla yapmak olduğunu söyledi. tamam dedim, gir yavaş yavaş ekranlara. gözleri parladı yine sevinçten. o arada işkurdan aradılar, iep onaylandı gelin sözleşmesini imzalayalım diye. montumu giydim “melis dedim hadi gidiyoruz, bu güne kadar çalıştığın 4 günü ben sana ödeyeceğim bugünden sonra maaşını işkur ödeyecek. “ “hemen lavaboya gireyim geliyorum dedi.” o ara biz işe daldık. lavabo alt katta, bi anda bağırışlar yükseldi. aşağı bi indikki kızcağız bayılmış, kafasına lavaboya vurmuş. hepimiz çok korktuk hemen ambulansı aradık. 10 dakika geçmedi ayılmaya başladı. beti benzi bembeyaz, hem ağlıyor hem titriyor. montumu koydum kafasının altına yer mermer, yerden kalkamıyor. sadece annemi arar mısınız diyor. sonra dediki “korkmayın, ben bunu hep yaşıyorum. bi kaç aydır olmayınca artık bitti sandım. msle beraber epileptik nöbet geçirdim. durumumun bu şekilde olduğunu sizden sakladığım için çok özürdilerim.” ambulans geldi, günde 4-5 tane ilaç kullandığını söyledi hemşirelere. kafasını da çarptığı için acile götürdüler, yanında gittim, yalnız kaldık, anlatmaya başladı. ms ileri seviyeymiş bütün hayatı hastanelerde geçmiş, o yüzden hiç semtte görmemişiz birbirimizi. bi dönem bi ayağını kullanamamış hiç, bir gözü kör olmuş. “en büyük hayalim kendi ayaklarımın üstünde durmaktı, mesleğimi yapmaktı. hastalığım yüzünden bi yerde çalışamadım, siz benim tek ve en büyük umudumdunuz çok özürdilerim” dedi. ama dedim sağlık raporunda neden yoktu? doktor tanıdıkmış rapora yazmasın diye yalvarmış ne yapmış ne etmiş ikna etmiş. belliki doktorda duygusal yaklaşmış, hayatında bir kez mutlu olsun istemiş belliki burnumun direği sızladı o ağladı ben ağladım. o halinde düşündüğü doktordu. nolur dedi şikayet etmeyin, ben zorladım benim yüzümden yaptı. melis dedim, hangi iş sağlığından önemli? bunu kendine, bize neden yaptın. allah korusun ya kimse bulmasaydı seni aşağıda, merdivenler var, ya oradan düşseydin. her işe atıldığı için çay kahve yaptı, ya o ara üstüne dökülseydi. siz dedi “hiç yürüyebildiğiniz için şükrettiniz mi? bu benim en büyük hayalimdi şimdi ailem çalışmama izin vermeyecek, zaten sizde artık beni istemezsiniz.” kızamadım ki. sadece sarıldım. babası geldi, ona teslim ettim, helalleştim çıktım hastaneden. saatler geçti, kendime gelemedim. bana en başından açık açık söyleseydi ne yapardım bilmiyorum. su 4 günü düşününce tokat gibi vurdu yüzüme bazı şeyler. söylenerek yaptığımız her şey bu kızın hayali. bi işte çalışmak kendi mesleğini yapmak bu kızın hayali.. anneside çok hasta, küçük kardeşi var. sadece babasının emekli maaşıyla geçiniyorlar. ambulanstan inerken hemşire ambulans için ücret ödemeyeceksiniz dedi, sormuş demekki. hem manevi olarak hem maddi olarak işe çok ihtiyacı var. hybrid evden muhasebe işi yapabilecek birine ihtiyacı olan varsa nolursunuz yeşillendirsin. onun ümidi bitmesin. deneyimi yok, cin gibi bir kız değil. ama o kadar temizki, o kadar bir şeyler öğrenmek için çabalıyorki. nolursunuz, nolursunuz evden çalışabileceği muhasebesel bi iş varsa destek olalım. bu hastalığı çalışarak yensin, iş ona ilaç olsun. edit: melis yeni bir iş buldu :)
